Abaküsü okuyun
Boncuklara bakın ve sayıyı söyleyin. Tur başına sekiz çerçeve, her seferinde tek bir beceri ve öğrencilerimizin kullandığı boncuk motorunun aynısı — kayıt yok, kurulacak bir şey yok.
Üç adım, sekiz çerçeve
- 1Neyi çalıştığınızı seçinÖğretim sırasına göre dört aşama: yer boncukları, beş boncuğu, basamak değeri ve boş çubuklar. Her biri yeni başlayanların yanlış yaptığı ayrı bir noktayı yalıtır; böylece bir tur her şeyin karışımı değil, çoğunlukla seçtiğiniz beceri olur.
- 2Çerçeveyi okuyunÇerçeve bir sayı tutar ama onu asla açık etmez. Çubukların altında rakam yoktur, erişilebilirlik ağacında da değer bulunmaz; dolayısıyla cevaplamanın tek yolu boncukları okumaktır. Gördüğünüzü yazın ve Kontrol et’e basın.
- 3Aynı çerçeveyi yeniden görünSonuç, az önce okuduğunuz çerçevenin yanında belirir; bu kez rakamları açık olarak. Hatayı, yeni bir sayıya geçmek yerine gerçekten yanlış yaptığınız sayının üzerinde çubuk çubuk takip edersiniz.
Neyi çalışmak istersiniz?
Tur başına sekiz çerçeve. Hiçbir şey kaydedilmez ve istediğiniz an durabilirsiniz.
Boncukları okumak neden onlarla toplama yapmaktan önce gelir
Abaküs derslerinin çoğu toplamayla başlar, oysa takılan öğrencilerin çoğu bir adım öncesinde takılıdır: bir çerçeveye bakıp her boncuğu tek tek saymadan ne tuttuğunu söyleyemezler. Tek bir çubuğun aritmetiği çok küçüktür — kirişin üstündeki tek boncuk 5, altındaki dördün her biri 1 değerindedir ve bir boncuk yalnızca kirişe dayandığı sürece sayılır — dolayısıyla okumanın tamamı, bu bilgileri saymaya değil çubuk başına tek bir bakışa dönüştürmekten ibarettir. Sonradan öğretilen her kural, o bakışın çoktan yerleştiğini varsayar. Küçük dostlar, büyük dostlar, çubuklar arası elde: her biri, zihninizde tuttuğunuz bir çubuk üzerinde yapılan bir yer değiştirmedir ve hâlâ boncuk sayan bir öğrencinin yer değiştirmenin kendisine ayıracak dikkati kalmaz. Sonra, asıl aksayan okuma olduğu hâlde kural zor görünür.
Okuma, aynı zamanda neredeyse hiç tek başına çalışılmayan yarıdır. Çalışma kâğıtları okuma değil cevap ister; bu yüzden bir hata yanlış bir toplam olarak ortaya çıkar ve aritmetiğin mi yoksa çerçevenin okunuşunun mu yanlış olduğunu anlamanın yolu kalmaz. Bu araç ikisini ayırır. Burada hiçbir şey toplanmaz ve hiçbir şey süreyle ölçülmez: çerçeve bir sayı tutar, siz sayıyı söylersiniz ve yanlış bir cevap yalnızca yanlış işaretlenip geçilmek yerine, yeni başlayanların gerçekten yaptığı dört şeyden biri olarak adlandırılır. Bunun yanında edinilmeye değer tek bir alışkanlık var — çubukları, sayının yazıldığı sırayla soldan sağa alın; böylece cevap basamak sırasıyla çıkar ve sonunda yeniden birleştirilmesi hiç gerekmez. Sekiz çerçeve yaklaşık iki dakika sürer; bunu bir kere bir saat yapmak yerine bir hafta boyunca her çalışmadan önce yapmaya değer.
Dört aşama ve her birinin açığa çıkardığı hata
Akla ilk gelen merdiven genişliğe göredir: önce bir çubuk, sonra iki, sonra üç. O merdiven yanlıştır, çünkü yeni başlayanın takıldığı yer genişlik değildir. Aşağıdaki her aşama, baktığınız şey hakkında yeni bir şeye inanmanız gereken bir andır; çubuk sayısı ise o anın kendisi değil, yan etkisidir. Aşamaların kurulduğu üç yanlış okumayı adıyla anmakta yarar var, çünkü bir öğrenci hangisini yaptığını nadiren bilir: kirişin üstündeki boncuk atlanır, yedi iki diye okunur; aradaki sıfır düşürülür, 407 47 diye okunur; ve çubuklar soldan değil en kalabalık yığından okunur, 27 72 diye okunur. Listeyi sırayla ilerleyin ve cevaplar saymak için durmaksızın gelmeye başladığında o aşamayı bitmiş sayın — tek çubuklu iki aşamada çerçeve başına yaklaşık bir saniye, basamak değerinde iki saniye, boş çubuk aşamasında ise üç; oradaki fazladan süre, dolu bir çubuğu saymaya değil, üzerinde hiçbir şey olmayan bir çubuğu denetlemeye gider.
- Yer boncukları
- Tek çubuk, kirişin altında bir ile dört arası boncuk. Parmağınızla sayın — henüz soyut hiçbir şey yok.
- Beş boncuğu
- Tek çubuk ve kirişin üstündeki boncuk da işin içine giriyor. Artık tek bir boncuk beş demek; çerçevedeki en büyük sıçrama da bu.
- Basamak değeri
- İki ya da üç çubuk, hiçbiri boş değil. Aynı boncuklar, hangi çubukta durduklarına göre farklı sayılar demek.
- Boş çubuklar
- Üç çubuk, biri boş. Boş bir çubuk atlanacak bir çubuk değil, bir sıfırdır — 407’nin 47 diye okunması işte böyle olur.
Öğrencilerin kullandığı çerçevenin aynısı
Bu sayfadaki boncuklar bir abaküs resmi değil. Kani Math uygulamasının içinde çalışan bileşenin tam olarak kendisi; doğrudan oradan yükleniyor: aynı çubuk geometrisi, aynı boncuk aralığı, çubukların üstünde aynı basamak etiketleri ve telefonda da dizüstü bilgisayarda da aynı davranış. Burada okumayı çalıştığınız şey, başka her yerde karşınıza çıkacak olan şeydir; bu, kulağa geldiğinden daha önemlidir. Üsluplaştırılmış bir şema üzerinde çalışan bir öğrenci, gerçek çerçeveyi sonradan yeniden öğrenmek zorunda kalır — üstelik genellikle tam da aritmetiğin, o akıcılığa ihtiyaç duyacak kadar zorlaştığı noktada.
Ekran okuyucuyla çalışır
Her çubuk etiketli bir denetimdir; dolayısıyla çerçeve parmakla olduğu kadar klavyeyle de gezilebilir. Bir soru açıkken çubuklar değerlerini değil boncuk konumlarını anlatır: kabaca “100 sütunu, inen gök boncukları: 1, çıkan yer boncukları: 2” gibi bir şey duyarsınız ve yediyi, tıpkı gören bir ziyaretçi gibi kendiniz bulursunuz. Cevapladıktan sonra çerçevenin değerini söylemesine izin verilir ve rakamlar çubukların altında görünür. Alıştırma her iki durumda da aynıdır; bütün mesele de bu — cevabı sesli okuyan bir erişilebilir sürüm, bu alıştırmanın erişilebilir sürümü olmaz.